İnebolu Forum | Kağnı ve İnebolu Denk Kayığı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KaÄŸnı ve İnebolu Denk Kayığı  (Okunma Sayısı 214 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ural İKİNCİ
Ural İKİNCİ
Administratör
Yüzbaşı
*




Nerden İnebolu
Mesaj Sayisi 336
Deneyimleri

Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü Itibar
Iletisim
Üyelik Bilgileri WWW Offline
« : Haziran 25, 2008, 12:21:47 ÖÖ »


Dünyada hiç bir milletin kadını "ben anadolu kadınınından daha fazla çalıştım, milletime halâsa ve zafere götürmekte anadolu kadını kadar himmet gösterdim" diyemez
" Mustafa Kemal ATATÜRK "
İstanbul'dan Kuvai Millicilerinin gönderdiği silahları İnebolu kayıkçıları Sakarya boylarına,Kocatape'ye ilerletmeseydiler bu kutsal savaş belki de kazanılamazdı

İstanbul'daki milislerin çok zor şartlarda, büyük tehlikeler altında elde ettikleri cephaneleri kahraman denizcilerin teknelerine yükleyerek nasıl gönderdiklerini Turgut Özakman Şu Çılgın Türkler kitabında çok güzel anlatmaktadır.Büyük fedakarlıklarla elde edilip düşman devriyeleri ile köşe kapmaca oynayarak getirilip, denk kayıkcıları tarafından ustalık ve yiğitlikle indirilen cephanelerin Anadolu'nun içlerine Sakarya'ya ulaştırılması gerekiyordu.

Konunun önemini ATATÜRK şöyle tanımlamıştı "Gözüm Dumlupınar'da, kulağım İnebolu'da"

Artık bir ulusun kaderini belirliyecek olan mühimmatlar, erkekleri, oğulları,torunları, babaları... Balkanlar' da, Sarıkamış'ta, Çanakkale'de... şehit olmuş, sağ kalanları ise hala cephede olan kadınlara, ana-babalara,dedelere-ninelere,çocukların fedakarlığına, yüreklerine ve inançlarına kalmıştı.

İşte burada kahramanlık örneği sergiliyen her zaman fedakar ve cefakar Türk kadını ön plana çıkmıştır. Halime Çavuşlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacılar...... Her savaşın görünmez kahramanları olan annelerimiz, kardeşlerimiz öne çıkmış ve destanlar yazmışlardır.Cephede savaşan erkeklerle omuz, omuza çarpışmaları,cephe önlerine kadar gelerek askerlere yiyecek-içecek,cephane dağıtmak,yaralıları tedavi etmek,tarlalarda çalışarak ordunun yiyecek ihtiyacını karşılamak,cephane üretiminde bulunmaları yetmezmiş gibi kağnılarla Sakarya'ya cephane taşımasını göz kırpmadan üstlenmişlerdir.

Karadeniz Bölgesi'nin denize paralel zor geçit veren sarp Küre ve Ilgaz (azametinden sarkı bestelenenen "Anadolu'nun en yüce dağısın") sıra dağlarını o günün şartlarında var olduğu kabul edilen yollardan Ankara'ya getirildiğini bile düşünmek fedakarlığın, azmin, inancın boyutunu gösteriyor.

Kimi zaman kağnı ile kimi zaman kağnılar itilerek yada Öküzler peşpeşe bağlanarak,kimi zaman isa yüklerin bir kısmı sırtta taşınarak bu 8-10 günlük sevkiyat tamamlanmıştır.Bir kağnının yaklaşık 300 kg civarında yük taşıdığı göz önüne alınırsa 8-10 gün süren sevkiyatta yer alan kağnı ve insan sayısının büyüklüğünü tahmin edebilirsiniz. Yeni yapılan yol ile Ankara İnebolu arası 345 km dir. Bu yol tarihe İstiklal Yolu , Zafer Yolu olarak geçmiştir.

Unutmayalım ki;

Çanakkale Savaşı Etin Çeliğe karşı zaferi... İstiklal Savaşı'da Kağnının kamyonu yendiği savaştır.
Bir ulusun tüm birimleri ile var olma savaşındaki yerini almasıdır.

Kurtardıkları ve çocuklarımız, torunlarımız için bizlere miras bıraktıkları bu ülkeyi, kurtuluş savaşı yapmadan kurtarmak imkanı elimizde iken, neden savaşarak ülkemizi tekrar kurtarmak zorunda kalalım.?
Tüm emeği geçenleri şükranla anıyoruz�Onlara ölüler demiyoruz çünkü ALLAH; KUR'AN'ı KERİM'de bizlere şehitliği şöyle anlatıyor.

2- BAKARA 154 - Allah yolunda öldürülenlere �ölüler� demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
3- ALİ İMRAN 169 - Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar.
3- ALİ İMRAN 170 - Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
3- AL-İ İMRAN 171 - Allâh'ın ni'metine, lutfuna ve Allâh'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Logged

Ural İKİNCİ - Administrator

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer: